sevgilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2014 Perşembe

unutamadığım şarkılar 9 :)

samyotisa samyotisa
pote tha pas sti samo ?
roda tha rikso sto yalo,
samyotisa triandafilla stin ammo

ke me ti varkoula pas
hrisa panya tha valo
malamatenya ta koupya
samiotisa ya na'rtho na se paro

samyotisa samyotisa
sti samo pou tha araksis
emena na me thimithis
samyotisa , na varyanastenaksis

samyotisa me tis elyes
ke me ta mavra matya
mou'kanes tin kardoula mou
samyotisa saranda dvo kommatya

ke me ta mavra s'agapo
ke me ta leromena
ke me ta rouha tis doulyas
samyotisa trelenome ya sena

sisamlı kız sisamlı kız
ne zaman gideceksin sisama
güller dökeceğim sahile sisamlı kız
gül yaprakları kumun üzerine
kayıkla nereye gidersen
oraya altın yelkenler koyacağım
altına bulanmış kürekler sisamlı kız
göndereceğim seni almak için
karalarınla seviyorum seni
pasaklarınla da
gündelikçi kıyafetlerinle de seviyorum
sisamlı kız
deli oluyorum senin için
zeytinlerle birlikte sisamlı kız
ve de kara gözlerle
kalbimi kırk iki parçaya bölüyorsun sisamlı kız

patriyot
nedir patriyot
bilen bilir ama bilmeyenle için kısacası 1924 mübadelesinde selanikin makedonya bölgesinden gelen türklere denir.
yukarıdaki şarkılar canım patriyotlarımın ağızından düşmeyen şarkılardır.
benim sevdiceğimde bir patriyottur.
ve ben bununla gurur duyarım !
ortaokula gidiyordum galiba anneme anne ben büyüyünce yunanla evlenicem derdim. sonra bu düşüncem patriyota dönüştü.
yunanlı olmadı ama patriyotla evlenicem inşallah :)
geçenlerde annem hatırlattı bunuda 'kız sen böyle diyordun' diye .
gülüştük :) :) :)
patriyot sevgilim benim :)
düğünde bol bol perasayna oynarız artık :)

21 Haziran 2014 Cumartesi

kendime yazar :)


bloğumu açtığımda ilk yazımı yazmayı sevdiğimi söylemek amaçlı yazmıştım.
böyle bir giriş tercih etmiştim. blogları çok bilmiyordum , hatta takip bile etmiyordum.
bu bilmediğim dünyaya paldır küldür bir dalış yaptım. iyikide yapmışım. eksiklerim olmasına rağmen seviyorum ben bu işi :)

defterimde o kadar çok yazı varki blogta yayımlanmayı bekleyen. evet ben yazmayı seviyorum !
baya böyle bildiğiniz ajandaya güzel kalemlerle , saatin kaç olduğuna aldırmadan yazıyorum. daha sonra bilgisayarımın başına geçtiğimde seçtiğim yazıyı bloğuma aktarıp , birazda resimlerle süsleyip yayınlıyorum :)

bazen dilim daha çok akıcı olsaydı diyorum. umarım yaza yaza düzeltirim dilimide.

yazar olmayı hep hayal etmişimdir. ben yazarım demek çok gurur verici bir şey bence. benim gözüm yoktur öyle koca koca binalarda ceo olmaya. hayallerim bile mütevazidir benim. anca bir yetenekle yapılabilen şeyler yani. yazarlık ve pastacı-kurabiyeci kız olmak :)
ikisinide şu an amatör olarak yapıyorum şükürler olsun ki.
bir diyalogda karşımdaki insana bloğum var demek bana gurur veriyor , birde sosyal medyada yaptığım pasta ve kurabiyelerin beğenilmesi.

bir kitap yazmak istiyorum mesela. yayınlanmasada , hiç kimse okumasada ilerde çocuklarım okur diye annem ve babamın hikayesi sonrada benim ve sevdiceğimin hikayesini.
yalnız bunu için kendimi geliştirmem gerekiyor en azından olayları kurgulamayı öğrenmem lazım , daha güzel cümle kurmam lazım...
daha sonrada ikimizin hikayesine çocuklarımda eklenir.
yani bu kitap hiç bitmez :)
bitmesinde zaten :)
mutlulukla devam etsin ...
umarım yazabilirim bu kitabı ...
bende yazarım işte kendime yazar :)

17 Mayıs 2014 Cumartesi

victoria secret meleği :)


victoria secret melekliğinden istifamı geri çekmeye karar verdim. ben hem victoria secretin hemde the body shopun meleği olabilirim. istifaya gerek yok dimi :)
victoria secretin makyaj kitini almıştım bir zamanlar kulanmak yeni nasip oldu. makyaj kesinlikle çok doğal duruyor ve kesinlikle akmıyor. sevgilimle kolpa konserine gitmiştik orada kullandım ürünleri. eee tabii hopla zıpla yinede akmadı valla...
kullanmanızı tavsiye ediyorum...
bu arada sevgilim ve benim bir videomuz var resmen kopmuşuz. kop kop...
ama video silindiği için artık izleyemiyoruz :(

teşekkürler victoria secret :)
yazan : bir melek :)
             kanatlı :):):)

3 Mayıs 2014 Cumartesi

hıçkırık tuttu beni :)

sevgilimle gezintideyken marmaraya binelim dedik. indik gelmesini bekliyoruz. beni bir hıçkırık tuttu. benimde hıçkırığım öyle herkes gibi nefesini tut geçer gibi değildir. neler neler denedim hiç bir şekilde geçiremedim bunu. bir tuttumu en az 45 dakika hıçkırırım. artık nefesim dayanmaz duruma gelir, midem ağrır düşünün yani o boyutta.
neyse işte ben böyle hıçkırırken sevgilimede çok çirkinim dimi , ay pardon çok iğrenç ya falan diyorum. sevgilimde ya saçmalama böyle daha sevimli oluyorsun diyor. ama haliylegülüyorda :)
derken bir temizlikçi yanımıza geldi abla seni dışarı almak zorundayım kaçak geçiş yapmışsın dedi. beni aldımı bir korku. sevgilim itiraz ediyor , ben itiraz ediyorum , adam ısrar ediyor. böyle itirazlar sürerken adam sevgilime dönüp bak ablanın hıçkırığı geçti dedi. sevgilim güldü gerçi ben o korkuyla anlayana kadar bir 10 saniye sürdü :)
sonra ben sevgilime aaa gerçekten geçti , valla geçti , aaaa geçti diyorum şokta vaziyetimle...
sevgilim adama teşekkür etti.
bu da bizde güzel bir anı olarak kaldı :)

28 Nisan 2014 Pazartesi

gezintiye çıktık :)

uzun bir aradan sonra sevgilimle gezmeye çıktık. bizim gezmeler 3-4 ayda bir olduğu için biryerde duramıyoruz. çıktığımız zaman kafa nereye biz oraya :)
sonraki gün ayaklar pelt tabi !
birde ben güzel görüncem diye topukluyla çıktıysam iki kat pelt duruma geliyorum :)

ilk durak mecidiyeköydeki simit salonunda kahvaltı. bir güzel karnımızı doyurduktan sonra ver elini rumeli hisarı. burada gezerken hisarın yanında bir bank gözümüze çarptı. gittik mangal yanıkları vardı yerlerde herhalde akşamcıların yani şarapçıların yeri diye düşündük. yalnız süper bir yer bulmuşlar valla !
beleş tepe :)
manzara nefissss

gezine gezine sahile indik. sahilde biraz oturup muhabbet ettik. bayılırım deniz kıyısında konuşmaya :)
bende maaşallah ogün bir çene neredeyse hiç susmadım :)
sevgilim biraz durgundu ben bu durgunluğu iki misli konuşarak kapadığıma inanıyorum :)
bu kadar oturmak yeter !
sohbet ede ede yürüdük kaç durak yürüdük Allah bilir. yorulunca otobüse bindik. yolda sevgilimin gözüne birşey çarptı ve tuttuğu gibi beni beşiktaşta indik. iyikide inmişiz.
gezinti çanakkale müzesine girdik. bir minibüsü müzeye çevirmişler o dönemden kalma asker botlar , silahlar, kılıçlar , telefonlar... hepsini tek tek inceledik. yolunuz düşerse uğrayın derim.



oradan üsküdara geçtik. mihrimah sultan camiyi daha önce görmemiştim görmek istedim ve gittik. bayıldım çok güzelmiş. pencereleri bir harika. birde yılda 2 kere olan bir camiden güneşi görürken karşıdakinden ay'ı görmeyi çok istiyorum bakalım kısmet.





buradan çıkınca baktık tam gün batıyor koştur koştur kız kulesine. tam kız kulesinin karşısındaki sedirlere oturduk romantik romantik :)
gün batımı izlemek için güzel bir yer...
hatta bir ara çocukluğumda çok sık yaptığım şeyi sevgilimede yaptırdım :)
bulutları benzettik :)
çok severim bulutları benzetmeyi...

üsküdardan marmaraya binip sirkecide indik . bu marmarayda başıma birde hıçkırık ile ilgili bir şey geldi bir sonraki yazımda yazıcam kesinlikle.
sirkeciden son durağımız olan cihangire gittik. çaylarımızı yudumlayıp hoş sohbetlere devam ettik. taksime çıktığımızda canımız tatlı çekti. girdik bir tatlıcıya satıcı işi iyi biliyor bir diller bir diller . sevgilim kabak tatlılı sütlü tatlıyı ben ise kestaneli sütlü tatlıyı seçtik. masaya gele gele bildiğimiz muhallebi üstüne sıkılmış kabak tatlısı , aynı muhallebi üstüne incecik doğranmış kestane şekerleri vardı. bizde bunlara dünyanın parasını ödedik. eee turist yeri yani...
evde aynısını yaparım ben hemde daha güzelini :)
neyse yinede güzeldi tatlılar...

gezimizde burada son bulmuştur :)
mutlu bir şekilde :)

25 Nisan 2014 Cuma

hayırlısı...

Bu ara biraz heyecanliyim...
Ondandirki yazamadim...
Hani benim hayalim olan pastane cafe olayi vardi ya , onun gibi birsey ;)
Artik yaptigim kucuk mucizeleri satmaya karar verdimmm...
Cok yakinda ikinci blogumda satista olucam tabii buradada taniticam mucizelerimi ;););)

canım arkadaşım beni böyle tanıtmıştı :)

Bir maviyi durup dururken birine benzetiyorum. Bir balığın ağzını anıyorum durup dururken. Serinliyorum.. Sonra mutfakta sevgilisine renkli pastalar hazırlayan, ona sevgisini en güzel şeklide aktaran bir kızın gözlerinden bakıyorum hayata. Öyle billur öyle umutlu.. O benim aşka inanan yanım..

sevgimi sunma şeklim :):):)










9 Nisan 2014 Çarşamba

o bir... o bir... o bir süpermen...

o bir heman
batman
pacman
madmen
yanında durucam ben !!!
o benim süpermenim...
yalnız şimdi değil küçükkende süpermenmiş benim sevgilim :)
nasıl mı ?
anlatayım efendim...
köy evinde yaşıyorlarmış.bir gün süpermeni televizyonda izlerken aklına süpermen gibi uçmak gelmiş. zaten bütün muzurlukları yaptığı için bir üst muzurluk olan süpermencilik oynuyormuş artık.
evde koltukların üstünden atlıyormuş. sonuç olarak hep yerde imiş. hiç uçamamış.
sonunda farketmiş. süpermen hiç evde koltuktan atlamıyorki. çıkmış evin tavanına açmış süpermen gibi kolunu . şimdi hazırmış süpermen olmaya.
veee atlamış...
pat !
yine aynı son boylu boyunca yerde...

bunu bana anlattığında gülsemde aslında sonuç çok kötü olabilirdi.
Allah korumuş valla..

ah süpermenim benim ah :):):)

7 Nisan 2014 Pazartesi

bi küçük eylül meselesi... kanatlarım var ruhumda...


kışın ortasında sıcacık bir film...
eylül karakterini başta pek sevmedim. aşka inanmayan , onu seven insanla biraz dalga geçen , hayatı sadece eğlenmekten ibarek olarak algılayan birisi.
tek ise kendi dünyasının içine çıkmaktan korkan , karikatür çizerek yaşamını sürdüren , yalnızlığı seven , hayalleri olan , kendi dünyası bümbüyük olan birisi. çok içten , iyi ve saf bir karakter ayrıca.
tek ile ortak özelliğim çok sayıda mevcut...



filmin çekimi , oynayanlar , kullanılan eşyalar bile bir özenle seçilmiş. çok güzel bir film olmuş. direk bozcaadaya gidesim geldi :)
ilk başta aşka inanmadı eylül sonra aşka teslim oldu sonrada bu aşktan korktu ve gitti. sonra içgüdüsel olarak tanıştıkları yere geri döndü ve filmin sonu geldi :(


filmin şarkısı ise mükemmel...
şarkı o kadar güzel bir şekilde seni filme hazırlıyor ki...
nil karaibrahimgil sen ne muhteşem bir kadınsın ...

sevdiğim ile beni derinden etkiledi. sonunda ikimizde birbirimize sarılarak ağladık. film insana sevdiğinin kıymetini yanındayken bilmeni söylüyor. eğer yeni sevgiliyseniz bu film bence pek size göre değil. ilişkiniz uzun süreliyse kesinlikle tavsiye ediyorum. hatta özellikle çift olarak izlemelisiniz.
sevgilim bu filmi birlikte izledikten sonra bana o kadar güzel şeyler söylediki :)
ayrıca bana daha nazik , daha kibar , daha sevgisini belli eder bir hale geldi. her fırsatta sevdiğini söyledi . film resmen aşkımızı tazeledi ! birbirimize dahada yakınlaştırdı.



filmin sonunda ağlayarak birbirimize sarıldık ya o sırada bana bir soru sordu ve beni gözyaşlarına boğdu. sevgilim beni tanıyo artık tamamen...
tek eylülü seviyor...
eylül teki seviyor...

5 Nisan 2014 Cumartesi

pişti :)

hediyeleşmeyi sevdiğimi biliyorsunuz.
en küçük şeyler için bile hediye almayı veya vermeyi severim.
geçen bayram için sevgilime kulaklık aldım. aslında bizim gözümüz o 600 tl lik olanlardaydı ama onu almadık. yazık günah yahu üstüne biraz daha para koy benim maaşım eder. bizde orta halli bir kulaklık beğendik ve aldık. tabiiki benim birde sürpriz hediyem olması lazım dimi. olmazsa çatlarım :)
d&r sitesinde gezinirken gördüm. fanatik galatasaraylı sevgilim için süper bir hediyeydi.
galatasaraylı iskambil kağıdı :)

çok beğendi hediyemi :)
hediyeyi evlenene kadar saklarım sonra evimizde oynarız desede ben bugün açtırttım ve 2 el pişti döndük :)
tabiiki ben yendim :):):):):):):):):):):):):):)

3 Nisan 2014 Perşembe

kader...

sevgilim bana birgün bir anı anlattı.
kadınla adam birbirlerine aşık olurlar. adam ben hastayım 3-4 yıllık ömrüm kaldı demesine rağmen evlenirler. evliliğin meyvesi olan birde çocukları olur. bir kaç yıl sonra adam vefat eder. bir süre geçtikten sonra kadın başkasıyla evlenir ama evlendiği adam çocuğu istemez. çocuk anneannesinde büyür
sevgilim bana anlattığında kadına sinirliydi.
hadi evlendin çocuk neden yapıyorsun , o çocuğu neden babasız büyütüyorsun diye söylüyordu.
ben bu bölümde biraz romantik yada kadınca düşündüm ve kadını savundum ama devamında çocuğunu bırakmasına bende içerledim.
romantik bakış açım şu nedenle = aşk
belki kadına en büyük armağan o çocuk olmuştur. sevdiği adamdan dünyaya bir çocuk getirmek , o çocuğa baktığında sevdiği adamı tekrar tekrar görmek ...

kadın ve erkeğin olaylara bakış açısı biraz farklı olabiliyor
hangi düşünce doğru hangisi yanlıştır bilinmez. anca başına gelen bu konuda karar verebilir uzun uzun düşünerek...
birden alevlenip o kadına kızmamak lazım. kimbilir o zamanlar ne düşündü. kendimizi onun yerine koyup düşünmek gerekir.
derin bir konu değil mi ?
dileğim böyle bir olayın başımıza gelmemesi...

bazen kaderimizi yazabiliriz belki ama kaderden kaçamayız.

annem 25 yaşında genç bir kızken görücüler gelmiş. talip olan beyin mesleği polismiş. annem beyin polis olduğunu öğrenince aynen şöyle demiş ''ben polisle evlenmem , evleneyimde genç yaşta dulmu kalayım''.
bu kelimeler annemin aklına babam öldüğünde gelmiş. içi yanmış annemin. çok büyük söylediğini düşünüp çok mutsuz olmuş.
35 yaşında dul kalmış annem.
gencecik bir kadınken
daha 9 senelik evliyken
8 yaşında bir çocukla bir başına kalmış , üstelik dağ başındaki bir evde.
annemin kaderi buymuş...
dul kalmak...

bir şeylerden istediğiniz kadar kaçın kaderinizse yine sizi bulur...

1 Nisan 2014 Salı

işte bu aşktır :*:* :*


NEDİR YAHU BU AŞK ?

Aşk neymiş öğrenelim bakalım...

Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa...
bu aşk değil HOŞLANMAK’tır
-
Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız..
Bu aşk değil ARZULAMAK’tır
-
Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız....
Bu aşk değil YALNIZLIK’tır
-
Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız...
Bu aşk değil SADAKAT tir
-
Size sıcak, yakın davrandığı için onunlaysanız...
Bu aşk değil KENDİNE GÜVENSİZLİK’tir
-
Üzülmesini istemediğiniz için onunlaysanız...
Bu aşk değil ACIMAK’tır
-
Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoş görüyorsanız..
Bu aşk değil ARKADAŞLIK’tır
-
Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız..
Bu aşk değil KOCA BİR YALAN’dır
-
Onun iyiliği için kendinizden çok Şey feda edebiliyorsanız...
Bu aşk değil YARDIMSEVERLİK’tir
-
O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa...
İşte bu AŞK’tır
-
Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız..
İşte bu AŞK’tır
-
O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız..
İşte bu AŞK’tır
-
Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız..
İşte bu AŞK’tır



30 Mart 2014 Pazar

canım annem , canım sevgilim , canım takipçilerim

en iyi takipçilerim...
annem ve sevgilim...
bunun böyle olması gerekiyor.
ama yok arkadaş !
nasıl olsa onlara dayanamayıp ne yazdığımı söylediğim için ikiside bakmıyor.
deliricem yaa
üzülüyorum ama :(

halbuki ben onlar için neler yazıyorum buraya dimi ?
bazen onlara alt mesaj olarakta bazı şeyler yazıyorum ama bakmıyorlar işte :(

artık söylemicem neler yazdığımı. belki merak ederde bakarlar :)

aman bakmazlarsa bakmasınlar benim canım takipçilerim bana yeter :):):)

28 Mart 2014 Cuma

bana bir koca lazım oda angut olan lazım :)

ANGUT: BİR ÇEŞİT KUŞ TÜRÜDÜR ANGUT KUŞU'NUN EŞİ ÖLDÜĞÜ ZAMAN (YANINA O ANDA BAŞKA BİR YIRTICI HAYVAN VEYA BİR İNSAN GELSE DAHİ) GÖZLERİNİ BİR DAKİKA BİLE EŞİNİN ÖLÜSÜNÜN ÜSTÜNDEN AYIRMADAN O DA ÖLENE KADAR ONUN BAŞ UCUNDA BEKLER...
ne kadar sadakatlı
ne kadar vefalı bir hayvandır bu !
çok duygulandım bunu öğrenince...

tek eşli olan hayvanlara sempatim var :)
benim doğamda da bir tek eşlilik var !
sadece bir kişiyi sevebilirsin diye bakıyordum hayata halada öyle bakıyorum . bazılarımıza göre değişik gelebilir bu düşünce veya saçmada gelebilir ama ben böyle düşünüyorum . bu devirde böyle olaylar çok çok az o yüzden hayatınıza başkalarıda girse ötekileri sevmemişiz sadece yanılmışız diyerek sevdiğiz kişiyi tek saymalısınız. çevremde o kadar çok varki  tek eşli olmayan yani insanın bir angut kadar olamıyosunuz diyesi geliyor...
hayatıma sadece 1 kişi girsin istedim.
sadece 1 kişiye içimi dökeyim istedim.
sadece 1 kişi beni gözlerimden tanısın istedim.
sadece 1 kişi ben konuşmadan benim ne demek istediğimi anlasın istedim.
sadece 1 kişi onu delicesine sevdiğimi bilsin istedim.
sadece 1 kişi beni tanısın istedim.
veee ALLAH'a şükürler olsun ki böyle oldu. gönlüme göre verdi.
hayatın 1 kişiyle daha yalın daha sade daha saf yaşandığını düşünüyorum.
evet evet ben tam bir angutum !!!
banada angut bir eş yakışır :) :) :)

bunlarada bakın :)

link