evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2014 Perşembe

kader...

sevgilim bana birgün bir anı anlattı.
kadınla adam birbirlerine aşık olurlar. adam ben hastayım 3-4 yıllık ömrüm kaldı demesine rağmen evlenirler. evliliğin meyvesi olan birde çocukları olur. bir kaç yıl sonra adam vefat eder. bir süre geçtikten sonra kadın başkasıyla evlenir ama evlendiği adam çocuğu istemez. çocuk anneannesinde büyür
sevgilim bana anlattığında kadına sinirliydi.
hadi evlendin çocuk neden yapıyorsun , o çocuğu neden babasız büyütüyorsun diye söylüyordu.
ben bu bölümde biraz romantik yada kadınca düşündüm ve kadını savundum ama devamında çocuğunu bırakmasına bende içerledim.
romantik bakış açım şu nedenle = aşk
belki kadına en büyük armağan o çocuk olmuştur. sevdiği adamdan dünyaya bir çocuk getirmek , o çocuğa baktığında sevdiği adamı tekrar tekrar görmek ...

kadın ve erkeğin olaylara bakış açısı biraz farklı olabiliyor
hangi düşünce doğru hangisi yanlıştır bilinmez. anca başına gelen bu konuda karar verebilir uzun uzun düşünerek...
birden alevlenip o kadına kızmamak lazım. kimbilir o zamanlar ne düşündü. kendimizi onun yerine koyup düşünmek gerekir.
derin bir konu değil mi ?
dileğim böyle bir olayın başımıza gelmemesi...

bazen kaderimizi yazabiliriz belki ama kaderden kaçamayız.

annem 25 yaşında genç bir kızken görücüler gelmiş. talip olan beyin mesleği polismiş. annem beyin polis olduğunu öğrenince aynen şöyle demiş ''ben polisle evlenmem , evleneyimde genç yaşta dulmu kalayım''.
bu kelimeler annemin aklına babam öldüğünde gelmiş. içi yanmış annemin. çok büyük söylediğini düşünüp çok mutsuz olmuş.
35 yaşında dul kalmış annem.
gencecik bir kadınken
daha 9 senelik evliyken
8 yaşında bir çocukla bir başına kalmış , üstelik dağ başındaki bir evde.
annemin kaderi buymuş...
dul kalmak...

bir şeylerden istediğiniz kadar kaçın kaderinizse yine sizi bulur...

31 Ekim 2013 Perşembe

annem sevgilime güveniyor...

Güçlü ve dayanıklı bir yapıda olmama rağmen kırılgan ve güçsüz bir ruha sahibim.  Korkak bir yanımda var pek belli etmesemde. Örneğin hala karanlıktan korkarım. Yalnızlık ara ara hoşuma gitsede yalnızlıktan da çok korkarım.
Geçenlerde annemle çeyiz hakkında konuşurken annem birden ağlamaya başladı. Ben haliyle dondum kaldım. Sordum anneme neden ağladığını  annem hem ağladı hem anlattı.
‘’ bana bir şey olursa en azından ortada kalmazsın , gözüm arkada kalmaz. Sevgiline güveniyorum . ama yinede ölmeden önce seni beyaz gelinlikle evinden çıkarken görmek isterim’’ dedi.

Bu o kadar içime oturdu ki anlatamam…
Herhalde her annenin istediği birşeydir kızını gelinlikler içinde mutlu olduğunu görmek. Aslında benden ayrılacağı için çok üzgün ama bir o kadarda mutlu olucak benim mutluluğumla J
Ben küçükken bir hayalim vardı. Gelinliğimi annemin dikmesi  J
Annem modalisttir. Buna dayanarak hayal kurmuştum J gerçi annem kızım ben gelnlik daha önce hiç dikmedim , gelinlik zordur desede ben hep direnmiştim.  Anneciğim en azından süslemelerini sen yap derdim…


Gelinliğim ne olur bilinmez ama dilerim annem beni  bembeyaz gelinlik içinde mutlu görür…

JJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJJ

12 Haziran 2013 Çarşamba

aşk :*

aşksız evlilik olur mu?
bence olmaz!
evlilik 2 kişinin uçsuz bucaksız birlikte yolculuğa çıkmasıdır. mutlaka inişleri ve çıkışları olucaktır . önemli olan iniş dönemlerinde ''aşkla'' birbirlerine tutunup çıkışa doğru yönelmeleridir. eğer aşk yoksa bu iniş dönemlerinde ilişki kopar ayrılık olur. aşk olursa , tutku olursa , sevgi ve saygı da eklenirse bir ilişkiye ölümsüz bir ''aşk'' doğar !!!


ben iki türlü aşk olduğuna inanırım.

*birincisi :
geçici aşk
yanılgıdır.
görürsün ve aşık olursun hemen . hiç birşeyi sorgulamadan saf aşık olursun. o anda bir ayrılık olursa senelerce kopamazsın. sanırsın ondan başka kimseye böylesine delicesine aşık olamazsın. ama bu bir yanılgıdır bunu anlamak lazım.
ben güzel bir kitap okumuştum tamda bu konuyla ilgili aynalar koridorunda aşk. bir kız vardı delicesine sevdalı zannediyor kendisini. hiç kimseye fırsat vermiyor , kalbini açmıyor. sonra psikologa gitmeye karar veriyor ve içinde bulunduğu durumun aşk değil , sevgi değil bir takıntı olduğunu anlıyor ve şu güzel cümleyi kuruyor
''benimkisi aynalar koridorunda bir aşkmış. kendim ve yansımamı birbirine karıştırdığım ve yansımalarıma bağımlı olduğum bir aşk.''
bunu algıladıktan sonra gerçek aşkı buluyor!!!

*ikincisi :
gerçek aşk.
tamamlayıcı.
görürsün ve 'hoşlanırsın' . önce 'arkadaş' kıvamında başlar herşey. 'anlaşırsın' . anlaşamadığın yerler dahi olsa iki tarafta birbirine 'saygı' duyar. sonra en güzel zamanlarda 'aşk' doğar içine . zaman geçer 'alışırsın' . bir bakmışsın onu çok 'seviyorsundur' . 'sevgi' olur. sonra bir bakarsın onsuz yapamazsın!
'' gerçek aşk ''
işte  budur!!!
ve böyle kişiyle ancak evlenirsin :*

bunlarada bakın :)

link