kaplumbağalara delice sevdamı biliyorsunuz :)
en sonuncusu kaplumbağalı oyuncağım (süsüm , gece lambası çocuklar için elbet :) )
internette bakınırken gördüm engel olamadım kendime ve aldım.
çok şeker :)
ışıklarını beğendim fakat sesler korkunç...
bir dandini dandini diyor bir kadın benilk duyduğumda fırladım yani :):):)
bırak bunda çocuğun uykusu gelmesini yeminle uyku muyku kalmaz:)
eğer sizde alırsanız aman ha sese dikkat !
:):):)
bende ilerde çocuğum olursa kesinlikle sessiz çalıştırıcağım !
kaplumbağa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaplumbağa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Haziran 2014 Pazar
kapluşlu gece lambacığım :)
Etiketler:
çocuk,
gece lambası,
hediye,
kaplumbağa,
kapluş,
oyuncak
22 Kasım 2013 Cuma
duygusal bir proje : joy session = neşe seansları
SARAH ERNHART bu ismi duydunuz mu ?
dün akşama kadar benimde böyle bir kadından haberim yoktu. dün gazeteleri okurken derinden etkilendiğim bir haberle karşılaştım. bu haberde abd'nin minneapolis kentinde yaşayan sarah ernhart adındaki kadının ölüm zamanı yaklaşan evcil hayvanların son anlarını ve sahiplerinin onlarla vedalaşmalarını fotoğrafladığı yazıyordu. çok içten , çok samimi bir proje. aklıma direk kurabiye'm (kaplumbağam) geldi. ne kadar duygusal anlar yaşıyolardır fotoğrafları çekilirken tahmin edebiliyorum. bende kurabiyemin fotoğraflarını çekmiştim doğal ortamına ( göle ) salarken. oradada çekmek istedim tam salarken ama dayanamazdım . bu yazıyı okuyunca keşke kurabiyemle yanyana son bir fotoğrafımız olsaydı diye düşündüm :(
alt taraftaki yazı bu konu ile ilgili internette bulduklarım. en alttada resimlerden örnekler...
ara ara hüzünlü de olsa keyifli okumalar :)
Evcil hayvan sahibi olan herkes, yıllarca evini ve hayatını paylaştığı bu kadim dostunu kaybedeceği günün korkusuyla yaşar. ölümcül bir hastalığa yakalanan veya çok yaşlandığı için ölüm zamanı yaklaşan evcil hayvanları ve onları son kez kucaklayan sahiplerini görüntüleyerek, bu duygusal karelere imza atıyor.Çekimlere başladığı 2010 yılından beri 100’ün üzerinde talep alan Ernhart’ın projesi o kadar popüler oldu ki, yakın zamanda bu çekimleri dünya çapında gerçekleştirecek başka fotoğrafçılarla bir işbirliği kurdu.
Fotoğrafçı, iş sırasında yaşadığı duygusal anları şöyle anlatıyor:
“Çekimler çok duygusal geçebiliyor. İnsanlar, hayatlarını paylaştıkları dostlarıyla vedalaşırken son derece hassas oluyor. Doğrusu bazı çekimlerde ben de oturup onlarla beraber ağladım. Aynı zamanda neşeli bir yanı da olabiliyor çünkü çekim sırasında birçok hayvan sahibi, onunla ilgili en sevdiği anıları hatırlayıp paylaşıyor. Bu da onların hayatlarını, dostluklarını objektiften daha güçlü yansıtabilmemi sağlıyor.” Neşe Seansları' anlamına gelen 'Joy Session' adını taşıyan çekimlerin isim öyküsü ise, Ernhart’ın 2009 yılına ait bir iş anısına dayanıyor. Arkadaşlarının hediye olarak bir fotoğraf çekimi ayarladığı hasta bir kadın olan Joan’ı çekmek üzere, kaldığı bakımevine giden Ernhart, dokunaklı bir hikayeyle karşılaşır. Hastalığının son evresinde bulunan Joan, bakım servisi kapsamında hergün, özel eğitimli bir köpeğin yardımından faydalanmaktadır. 'Joy' isimli bu siyah labrador, hayatının merkezine oturmuştur. O gün tanık olduklarını, “Kan şekeri ölçüm saatlerinden güvenliğine kadar her konuda inandığı Joy, Joan’in sırtını dayadığı en iyi dostu ve mutluluk kaynağı olmuştu. Karşımda üzerinde 'Joy' yazılı sweatshirt’üyle oturan kadın, ölmek üzereydi ama son derece mutluydu. Aralarındaki bağın derinliği beni çok etkiledi” diye anlatan fotoğrafçı, bugün yaptığı işin ilham kaynağının o gün olduğunu söylüyor.
Etiketler:
fotoğraf,
Joy Session,
kaplumbağa,
kurabiye,
ölümleri yaklaşan hayvanların fotoğrafları,
sarah ernhart
14 Temmuz 2013 Pazar
kaplumbağalı çocuk :)
internette kaplumbağalar hakkında araştırma yapıyorum malum benim kaplumbağam var.
birde baktım bir bebeği kaplumbağa gibi giydirmişler :)
bayıldım:) çok tatlı :)
bir gün bir çocuğum olursa annemden bunları kesin isteyeceğim !
aslında şimdiden istedim bile :)
tatlı değil mi ya :):):)
sanırım çocuğu daha bebekken kapluşlara boğucam :)
birde baktım bir bebeği kaplumbağa gibi giydirmişler :)
bayıldım:) çok tatlı :)
bir gün bir çocuğum olursa annemden bunları kesin isteyeceğim !
aslında şimdiden istedim bile :)
tatlı değil mi ya :):):)
sanırım çocuğu daha bebekken kapluşlara boğucam :)
13 Haziran 2013 Perşembe
kaplumbağa :)
Bir zaman gelmiş ve kaplumbağalar ülkesinde su tükenmiş. Ne yapıcaz diye düşünürken aralarında en yaşlı, en bilgin olanı demiş ki:
“Şu dağı görüyormusunuz? O dağın arkasında büyük bir göl var.”
Ee, koca dağı hepsi birden aşamazlar. Aralarında çok yaşlı olanlarda var. Bunun üzerine oraya gidip su getrmeleri için en genç 2 kaplumbaga seçilmiş.
...
Genç kaplumbağalar 25 yıl sonra göle ulaşmışlar.. çok demeyin. Ancak çıkmışlar dağı. Hem nasıl olsa uzun yllar yaşıyolar. Bir de farketmişler ki suyu alıp götürmek için yanlarına kap almayı unutmuşlar. Kaplumbağalardan biri;
“Ee nabıcas şimdii?? Birimizin gidip kap alması lazım.. Diğerimiz de burada beklesin ki kimse gelip içmesin sudan!! En iyisi sen git!”
“Olmazz…. Ben gidicem sen ya suyu içersen?.. O zaman köy susuz kalır ve hepimiz ölürüz
susuzluktan!”
“Yok valla bak yemin ederim ağzımı sürmiiycem.. sen git al gel kabı beklicem.. Söz veriyorum.”
Bunun üzerine diğer kaplumbağa yola çıkmış.. Orada kalan da beklemeye başlamış..
Aradan 30 yıl geçmiş.. 40 yıl.. 50 yıl.. Sonunda bekleyen kaplumbağa bu böyle olmayacak demiş.. Galiba gelmeyecek bu.. Köydekiler de öldü herhalde susuzluktan. . En iyisi ben biraz su içeyim de bari ben hayatta kalayım.. Kaplumbağaların soyu devam etsin.. Tam eğmiş kafasını göle doğru bir yudum alacakken çalıların arkasından bir ses duyulmuş..
“Bak böyle yaparsan gitmem amaaa!! :)
“Şu dağı görüyormusunuz? O dağın arkasında büyük bir göl var.”
Ee, koca dağı hepsi birden aşamazlar. Aralarında çok yaşlı olanlarda var. Bunun üzerine oraya gidip su getrmeleri için en genç 2 kaplumbaga seçilmiş.
...
Genç kaplumbağalar 25 yıl sonra göle ulaşmışlar.. çok demeyin. Ancak çıkmışlar dağı. Hem nasıl olsa uzun yllar yaşıyolar. Bir de farketmişler ki suyu alıp götürmek için yanlarına kap almayı unutmuşlar. Kaplumbağalardan biri;
“Ee nabıcas şimdii?? Birimizin gidip kap alması lazım.. Diğerimiz de burada beklesin ki kimse gelip içmesin sudan!! En iyisi sen git!”
“Olmazz…. Ben gidicem sen ya suyu içersen?.. O zaman köy susuz kalır ve hepimiz ölürüz
susuzluktan!”
“Yok valla bak yemin ederim ağzımı sürmiiycem.. sen git al gel kabı beklicem.. Söz veriyorum.”
Bunun üzerine diğer kaplumbağa yola çıkmış.. Orada kalan da beklemeye başlamış..
Aradan 30 yıl geçmiş.. 40 yıl.. 50 yıl.. Sonunda bekleyen kaplumbağa bu böyle olmayacak demiş.. Galiba gelmeyecek bu.. Köydekiler de öldü herhalde susuzluktan. . En iyisi ben biraz su içeyim de bari ben hayatta kalayım.. Kaplumbağaların soyu devam etsin.. Tam eğmiş kafasını göle doğru bir yudum alacakken çalıların arkasından bir ses duyulmuş..
“Bak böyle yaparsan gitmem amaaa!! :)
bunlarda benim kapluşlarım :) :) :)
alt resimdeki küçük olan kaplumbağam üst resimdeki büyümüş hali :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
bunlarada bakın :)
link

























.jpg)
.jpg)