bir çok giden memnun ki yerinden
çok seneler geçti çok seneler geçti
dönen yok seferinden
ilk ezberlediğim şiir.
babamın sayesinde , ama babam yokken...
babamın en çok sevdiği şiirmiş. annemden öğrendim bu bilgiyi ve daha o an ezberledim. hala şiiri baştan sona ezbere bilirim , hiç unutmam.
babamı bu kadar çok sevmeme rağmen hakkında çoğu şeyi bilmemem çok garip geliyor. o zamanlar çocuktum neyi sevip neyi sevmediğini kavrayacak yaşlarda değildim. ama insan yinede kendine soruyor nasıl bilmiyorum ya ?
-bana şarkı öğretirdi türk sanat müziği
-trakyalının kanında olduğu için hafiften içerdi
-eski şarkıları dinleyip balkonda beraberce keyif çatardık
-beni çok severdi , hediyeler alırdı.
-asla vurmazdı çok kızdığında 2 , 3 şaplak popoya sadece :)
-güler yüzlüydü ( hiç asık suratlı hatırlamıyorum )
-çok yufka kalpliydi
-hiç kimseye asla bağırmazdı
-sevecendi
-ağlaktı
-bana bisiklet binmeyi öğrettin
babam hakkında hatırladıklarım bunlar.
çok üzücü...
ilk zamanlar sesini hatırlıyordum. şimdi gitgide siliniyor o ses kulaklarımdan :(
Allah'tan resimler varki siması hep tazeleniyor.
bazen acaba şimdi yanımda olsa ne olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
beni kıskanırmıydı ?
benim gözlerimdeki aşkı görebilirmiydi ?
...
keşke yanımda olsaydın...
hayatımdaki tek keşkem sensin baba...
söz günü yokluğunu o kadar çok hissettim ki...
erkekler kendi aralarında isteme faslına girdiklerinde gözlerim seni aradı. beni verdiklerinde bir yerden çıkıp , sevgilime sarılıp '' kızımı aldın ama sakın üzme '' demeni bekledim. sonrada bana ağlayarak sarılmanı ! ki eminimki ağlardın...
beni affet baba ...
sevgilimle sana gelemedik.
biliyormusun damadının bile aklındasın. damadın seni hiç tanımadan sadece benim anlattıklarımla seviyor seni.
damadın bana '' hayatım ilk babandan istemem lazımdı seni , kötü oldu böyle ilk fırsatta gidelim '' dedi. bu lafı beni çok mutlu etti. ben ona demeden onun bunu düşünmesi benim için çok önemliydi.
en kısa zamanda beni sendende isteyecek babacım !
üzülme tamam mı ?
seni seviyorum
kızın
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Haziran 2014 Cumartesi
sessiz gemi
Etiketler:
baba kız,
babam,
babasız büyümek,
damat,
ölüm,
sessiz gemi,
şiir,
yahya kemal beyatlı
2 Nisan 2014 Çarşamba
herşey sende gizli - sevdiğin kadar sevilirsin :)
Her şey Sende
Gizli
Yerin seni
çektiği kadar ağırsın
Kanatların
çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı
kadar canlısın
Gözlerinin uzağı
gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar
iyisin
Nefret ettiklerin
kadar kötü..
Ne renk olursa
olsun kaşın gözün
Karşındakinin
gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar
sayma
Yaşadığın kadar
yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan
yaşa,
Sevdiğin kadardır
ömrün..
Gülebildiğin
kadar mutlusun
Üzülme bil ki
ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma
her şeyi,
Sevdiğin kadar
sevileceksin.
Güneşin
doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine
değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan
söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki
sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır
sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline
hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun
yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni
ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız
hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü
hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel
hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur
yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda
aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini
unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı
kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği
kadar sevimli
Bebek ağladığı
kadar bebektir
Ve herşeyi
öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar
sevilirsin...
Can Yücel
Etiketler:
can yücel,
herşey sende gizli,
sevdiğin kadar sevilirsin,
şiir
29 Mart 2014 Cumartesi
kulağımın içi kaşınıyor...
kulağımın içi kaşınıyor...
felaket.
önce azar azar baslıyor kaşıntı , geceleri.
sonra artıyor.
kaşımak da bir zor ki kulağın içii.
bir türlü geçmiyor.
ne yapsam acaba diyorum.
günler geçtikçe daha da artıyor.
doktora gitmeye karar veriyorum.
arkadaşlarıma soruyorum tanıfığınız iyi bir kulak burun boğazcı varmı diye.
ne olduki diye soruyor arkadaşlarım.
kulağım kaşınıyor diyorum.
uyuyamıyorum geceleri, kulak kaşınmasından.
bir doktorun adını söylüyor bir tanesi.
çok iyi doktordur diyor.
kimsenin çözemediğini çözer , iyileştiremediğini iyileştirir.
gidiyorum doktora.
gözlüklü şirin bir amca.
elinde bir büyüteç , kulağıma bakıyor.
şaşırıyorum önce.
içinde kaşıntı var diyorum.
öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki ?
yok diyor.
ben çoktan ne olduğunu anladımda , şimdi daha iyi görmek için bakıyorum.
nedir diyorum doktora.
eski sözler kaçmış kulağınıza diyor.
nasıl yani diyorum.
kimin sözleri ?
bakacağız diyor.
sonra bir alet çantasından kocaman , ucu ince , cımbıza benzer bir alet çıkarıyor.
yan durun kıpırdamayın diyor bana.
biraz irkiliyorum.
eski sözler diyorum ha.
cımbızın ucu kulağıma giriyor.
canımı acıtmadı nedense.
bir erkek sesi bu diyor.
sanki bir uğultu duyuyorum.
cımbızı çıkarıyor kulağımdan.
yalan kaçmış kulağınıza diyor doktor.
yalana bakıyorum.
küçücük bir yay gibi gözüküyor.
vay be günlerdir kulağımı kaşındıran bumuymuş.
hangi yalan peki ? diyorum.
durun bekleyin diyor doktor.
dikkatli olmamız lazım , tekrar kulağınıza kaçabilir.
önce şu deney tüpünün içine koyalım.
sonra serbest bırakırız diyor doktor.
yalanı tüpün içine koyuyor.
kapağııda kapatıyor tüpün.
serbest kalıyor yalan.
seni seviyorum
diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden.
yalanmış ha diyorum.
kulağım bile anlamış , kalbim hala anlamıyor ...
iclal aydın !
severim ben bu kadını.
aşk kadınıdır !
yazdıklarıda ayrı bir güzeldir...
yalan insanı en çok inciten şey değilmidir ?
buradada anlatıldığı gibi bazen içten içe yalan olduğunu anlasan bile kalbin anlamıyor.
anlamak istemiyor...
felaket.
önce azar azar baslıyor kaşıntı , geceleri.
sonra artıyor.
kaşımak da bir zor ki kulağın içii.
bir türlü geçmiyor.
ne yapsam acaba diyorum.
günler geçtikçe daha da artıyor.
doktora gitmeye karar veriyorum.
arkadaşlarıma soruyorum tanıfığınız iyi bir kulak burun boğazcı varmı diye.
ne olduki diye soruyor arkadaşlarım.
kulağım kaşınıyor diyorum.
uyuyamıyorum geceleri, kulak kaşınmasından.
bir doktorun adını söylüyor bir tanesi.
çok iyi doktordur diyor.
kimsenin çözemediğini çözer , iyileştiremediğini iyileştirir.
gidiyorum doktora.
gözlüklü şirin bir amca.
elinde bir büyüteç , kulağıma bakıyor.
şaşırıyorum önce.
içinde kaşıntı var diyorum.
öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki ?
yok diyor.
ben çoktan ne olduğunu anladımda , şimdi daha iyi görmek için bakıyorum.
nedir diyorum doktora.
eski sözler kaçmış kulağınıza diyor.
nasıl yani diyorum.
kimin sözleri ?
bakacağız diyor.
sonra bir alet çantasından kocaman , ucu ince , cımbıza benzer bir alet çıkarıyor.
yan durun kıpırdamayın diyor bana.
biraz irkiliyorum.
eski sözler diyorum ha.
cımbızın ucu kulağıma giriyor.
canımı acıtmadı nedense.
bir erkek sesi bu diyor.
sanki bir uğultu duyuyorum.
cımbızı çıkarıyor kulağımdan.
yalan kaçmış kulağınıza diyor doktor.
yalana bakıyorum.
küçücük bir yay gibi gözüküyor.
vay be günlerdir kulağımı kaşındıran bumuymuş.
hangi yalan peki ? diyorum.
durun bekleyin diyor doktor.
dikkatli olmamız lazım , tekrar kulağınıza kaçabilir.
önce şu deney tüpünün içine koyalım.
sonra serbest bırakırız diyor doktor.
yalanı tüpün içine koyuyor.
kapağııda kapatıyor tüpün.
serbest kalıyor yalan.
seni seviyorum
diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden.
yalanmış ha diyorum.
kulağım bile anlamış , kalbim hala anlamıyor ...
iclal aydın !
severim ben bu kadını.
aşk kadınıdır !
yazdıklarıda ayrı bir güzeldir...
yalan insanı en çok inciten şey değilmidir ?
buradada anlatıldığı gibi bazen içten içe yalan olduğunu anlasan bile kalbin anlamıyor.
anlamak istemiyor...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
bunlarada bakın :)
link
.jpg)

.jpg)

