anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2015 Pazartesi

ahmet selim'e hazırlıklar yapmıştık bir zamanlar :)

selim'e hazırlık benim için çok heyecanlı bir alışverişti :)

karnımda büyüyen o müthiş varlık kendini hissettirmesiyle dünyam değişti. hep böyle derlerdide inanmazdım. inanın ki öyleymiş :)

onun için oda seçmek ,kıyafet seçmek , oyuncak seçmek dünyadaki en harika şey :)

tabii bütçeyide ayarlamak şart...
bebeğimin çoğu şeyini işteyken yani atılmadan 2 gün önce almıştım. hatta annem hala şöyle der canım iyikide almışız yoksa sen ödenmez diye çocuğa birşey alamazdık. bir bakımada öyle herşeyde bir hayır var derler ya doğru. ben işten çıktıktan sonra nerdeyse hiç bir şey almadım. anca mecburi şeyleri aldım. iyikide o zaman almışım yoksa evladımın hiç birşeyi olmıyacaktı. hee öylede büyümeyecekmiydi tabiiki büyeyecekti ama ne bileyim benim içimde uhte kalacaktı bir çok şey...
elimde avucumda ne varsa bozdurup borcumuzu ödüyoruz işte...
neyse kasvetli havadan kurtulalımda bebeğimin odasına göz atalım derim ben :)

odaları araştıra araştıra bir hal olan ben en sonunda hem çok uygun hemde bence çok güzel bir oda buldum. internette fiyatlar ayyuka , eee mağazalara gidiyorsun fiyatlar almış başını gitmiş. alt tarafı bir beşik en ucuzu 650 tl yuh yani. ben üstüne 100 tl daha koyarak oda aldım yahu.
ikea da hensvık modelini çok beğendim internette.sevgilim ve anneme de gösterdim onlarda çok beğendiler.  hemen annemle gidip baktık ve aldık.
içindeki nevresimimizi funna baby den aldım. oğluma oda yaparken konseptimizi kuzu olarak belirlemiştik ama nevresim takımını görünce çok beğendim ve konseptimiz kuzu ,bulut , yıldız oldu :)
gardırobun içini düzenlemek ayrı bir keyifti zaten :)
ilk koyduğumda bu kadar boştu yaklaşık bir hafta sonra doldu. hele mevlütten sonra saolsunlar gelen hediyelerle dolup taştı :)
bu da kitaplığımız ve alt değiştirme masamız . kitaplar benim çocukluğumun kitaplarıydı şimdi ahmet selim'e kaldı :)

bunların yeni hallerini başka bir yazıda paylaşırım...



 anneannesi de bunları ördü kuzucuğuma...
bir gün alışverişe gittiğinde annem bu çocuk çantasıyla döndü . annecim bak ne aldım dedi çocuk çantası hemde kapluşlu ne güzel dimi... gerçi bunu kullanmasına ooo daha çok vakit var ama annem dayanamamış almış :) bunu kullanacağı güzel günleri olsun inşallah :)


bunlarıda ben aldım oğluma ...
yakışıklı oğlum hep şık olsun diye :)
serra ablası da kuzu temamıza uygun bu çerçeveyi hediye etti bize şu an kitaplığımızın baş köşesinde duruyor :)

oğlum artık yukarıdaki kıyafetlerin içine oluyor :)
ve ben bunları gördükçe çokkk mutluyum :)
bu arada ahmet selim'e hala bir sürü hazırlık var :)

8 Nisan 2014 Salı

kescez kescez yicez :):):)

yemek yemeği seviyorum...
bunu bilmeyen yoktur!
resmen zevkle yemek yiyiyorum. yemek benim için bir işkence veya zorunluluk değil büyük bir zevktir.
yemekle aramdaki bağ küçük yaşlardada böyleydi.
şöyle bir hikayem var :
ben daha etrafımdaki şeylerin isimlerini öğrenmeye çalışan küçük bir çocukken annemle anneannemlere gitmek için otobüse binmişiz.
yeni yeni konuşmaya çalışan ben
-anne bu ne ?
-otobüs.
-bu kim ?
-şoför
ve benzeri sorularla anneme yolculuk boyunca sorular sormuşum. yolculuk devam ederken kuzuların otladığı bir yerden geçmişiz. annemde hayvanların adlarını bana öğretecek ya bana sormuş 'kızım bunlar ne?' bendeki cevap takdir-i şayan.
'kuzu anne mmm kescez kescez yicez'.
diyince kadıncağız basmış kahkayı :):):)
ne kadar açım bir düşünün...
otlayan kuzular = mmm yemek

28 Mayıs 2013 Salı

anne ol(ama)mak!!!

anne olmayı kaldıramayanlar var.
kendi çocuğum yok fakat bir bebekle (üstelik yeni doğmuş) 1 aydan fazla aynı çatı altında kalmışlığım var. az çok zor yanlarınıda biliyorum.
gece uykusuz kalmalar
bitmek bilmeyen ağlamalar
tekrar tekrar yemedi diye ısıtılan mamalar veya doysun diye saat başı emzirmeler
doyduktan sonra gaz çıkarma çabaları
...
kabul bunlar çok zor ama hiç birisi sana ona uyku ilacı vermeye , o masuma vurma vs. hakkı vermiyor.
ben bu uyku ilacı muhabbetinede yakinen tanığım. kaç kişi uykusuz kalıyormuş efendim veya rahat gezemiyormuş diye ilaç istemeye geldi. hepsini azarlayarak geri gönderdik.
bir şekilde böyle bebeklerini büyüten ama hala şikayetçi olan anneler var. çocuklarının hiçbir davranışından memnun olmayanlar. çocuklarını hiperaktif zannedenler. halbuki çoçukları sadece ''çocukluk'' yapıyor.
sokak ortasında pata küte döverler çocuğun neresine geliyor bakmadan. hele başlarına vurduklarında deliriyorum. ya kafaya 1 vuruşta 1000 beyin hücresi ölüyor!!!
ne yaptıklarını bilmiyorlar.
neye sahip olduklarının farkında değiller!!!

bunlarada bakın :)

link